Yazmıyorum, yazamıyorum çünkü enerjimi doktora tezime verdim … Çok ara verince ve yazmak isteyince en kısa yolda olası konuları düşündüm. Sonuçta tezin bitmesi ardından kendimi atacağım oyun havuzunu doldurmak için yaptıklarım aklıma geldi 🙂 Bu yazıda Steam 2017 Yaz İndirimi’nden aldığım oyunları ve fiyatlarını yazacağım.

  • Left 4 Dead 2 3,10 TL
  • Saints Row: The Third – The Full Package 6,00 TL
  • Max Payne 3 Complete 16,50 TL
  • Game Dev Tycoon 7,20 TL
  • Hitman GO 3,75 TL
  • Trine 2: Complete Story 4,65 TL

Oyunlar yaklaşık %80 indirimde olunca aklıma olan çok sayıda oyunu kütüphaneme eklemiş oldum.

Aslına bakılırsa bu kadar çok oyunu oynayacak ve bitirecek zamanım yok 🙂 Olsun verimli bir alışveriş oldu, sonuçta doktora stresi …

En önemli alımım ise indirimde olmamasına rağmen Playerunknown’s Battlegrounds oyunu oldu. Şu sıralar yoğun bir şekilde oynuyorum. Oldukça zevkli … Bu oyun ile ilgili bir yazı dizisine girebilirim 🙂

Farklı teknoloji alanlarında çalışmış olmama ek olarak hobi olarakta teknoloji ile ilgileniyorum. Ne kadar da teknolojik bir insanım 🙂

Bilgisayar mühendisi olmak, son yıllarda yaygın olarak yapılanın aksine, benim için “şans eseri” veya “denk geldiği için” tercih değildi … Bilerek ve isteyerek bu yola girdim. Aslına bakılırsa sonuç tartışılabilir 🙂 ama yine de memnunum.

Kişinin kendini geliştirebiliyor olması ve bu beklentisini karşılayabiliyor olması günümüzde en temel ihtiyaçlardan biri haline geldi. Bir bilgisayar mühendisi olarak bu konuda çok şanslı olduğumun farkındayım çünkü ofis ve/veya çalışma ortamı olarak belirli yetkinliklerdeki bir masaüstü/dizüstü bilgisayar fazlasıyla yeterli …

Ancak, günümüzde hem teknolojinin geldiği nokta hem de beklentiler değerlendirildiği sadece “yazılımcı” olarak çalışmak veya yazılım odaklı düşünmek olası değil … Donanım ile desteklenen projeler/çalışmalar hem talep görmeye hem de ilgi çekmeye devam ediyor. İşte bu nokta da zor olan başlıyor. Bir bilgisayarın ötesine geçen ihtiyaçları bugüne kadar karşılamak kolay değildi …arduino-pro-mini-penny

Açık platformlar, uluslararası işbirlikleri ve yeni nesil geliştirme araçları hem yakın geçmişte hayal edilemeyen olasılıkların önünü açtı hem de bireylerin geliştirme potansiyelini ortaya çıkardı.

Bu konuya en güzel örnek arduino platformu gösterilebilir. İlk siparişimi uluslararası sitelerden yapmak durumunda kalmıştım ancak bugün ülkemizden de temin edebiliyoruz. Sadece kart değil aynı zamanda sensör (http://www.robotistan.com/sensor) alarak çalışmalarımızı zenginleştirebiliyoruz.

Bence bu platformlar en azından lise seviyesinde ders olarak ele alınmalı ve öğrencilerin yaratıcılıkları kamçılanmalı. Aksi halde rekabet edemeyen toplumlardan biri haline geleceğiz. Ve bu tehdit gerçek … Giderek açılan bir fark ile karşı karşıyayız. Basit gibi görülen bu platformlar yeni projelerin/teknolojilerin ortaya çıkmasına olanak sağlayabileceği gibi, donanım/yazılım birlikteliğinde yürüyen projelere ön hazırlık olarak değerlendirilebilir.

Sanırım artık bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor. Geleneksel yaklaşımlar geride kalıyor …

Zaman yönetimi başlı başlına bir konu, ders ve hatta çözülemez bir problem olarak değerlendirilebilir. Ancak, kısıtlı bir süre ve mekana sıkışan yaşantımız çerçevesinde “zaman yönetimi” konusu ele alındığında çözülebilir bir problem olmalı. Değil mi ? 🙂

Beklenmedik gelişmeler diye bir tanımalama yapınca beklenen gelişmeler nedir, nasıl farklılaşır belirlemek gerekiyor. Beklenen gelişme, olağan sürecin sonunda oluşacak durumlar olarak sabitlenirse, bunun dışında kalan her şey beklenmedik gelişmeler olur sanırım …

Ne kadar basit bakıyorum değil mi ? Hem de geçmiş yazılarıma bakıldığında ve hatta beni tanımaya başladığınızda ne kadar da sıra dışı bir durum … Ben ve basit yaklaşımlar.

Aslına bakılırsa başlıkta belirtilen zaman yönetimine konusuna bakıldığında, eğer bir problem var ise beklenmedik gelişmeler sözkonusudur yaklaşımı nedeniyle bu değerlendirmelerim. Tabii ki, normal koşullarda zaman yönetimi için çeşitli yaklaşımlar var ancak sürekli olarak ortaya çıkan beklenmedik gelişmeler zamanın yönetimini zorlaştırıyor ve hatta yönetilemeyen zaman dönüşümüne neden oluyor.

Nedir beklenmedik gelişmeler. Çok sayıda olay ve/veya durum bu kategoride değerlendirilebilir, hastalık, kapsayıcı bir şekilde (ekonomik, siyasi, insani v.b.) sıkıntılar, yüksek beklentiler, az zamanda bitirilmesi gerekenler vs. vs.

Ne zaman yönetimine değineceğim ne de beklenmedik gelişmelere …

Özetle vurgulamak istediğim, kişinin zaman yönetimi problemi ile başa çıkabilmesi için öncelik bireysel temel uygun ortam koşullarına sahip olması lazım. Bunlar ise, yine bence, yine son dönemde deneyim ettiğim üzere, iç huzur, tatmin, hayaller, umut, heves.

Beklenmedik gelişme ise işte burada belirttiğim uygun bireysel ortam koşullarının kaybedilmesi. Kişi, temel koşullarında, ki bunlar aslında içsel kavramlar, noksanlık hissediyorsa ne zamanı yönetebilir ne de beklenmedik gelişmeler karşısında bir duruş sergileyebilir.

Kişisel gelişim kitabı girişi gibi oldu değil mi ? 🙂 Zaman bulursam yazağım 😛 ama ne kişisel olacak ne de gelişim …

Kısa süre önce araç satış ve beraberinde de araç alış işlemleri ile haşır neşir olduk 🙂 Hazırda doğrudan bu süreçte kullanabileceğiniz bir paranız yoksa çözüm borç almak ve/veya kredi kullanmaktan geçiyor. Çek v.b. ödeme yöntemleri de kullanılabilir ancak takdir edersiniz bu dönemde çek kullanımı hem alan hem de satan için pek olumlu sonuçlar doğurmayabilir …

Çoğu işlemimizde de olduğu üzere bu satış/alış sürecinde de pek olağan olmayan durumlar ile karşılaştık. Bunlar; almak istediğimiz araç ile yaptığımız sayısız bayi ziyareti, araç rezerve etme, temin edememe v.b. olarak sıralanabilir. 🙂 Tabii ki bu maceralar ayrı bir yazı dizisi kapsamında ele alınmalı ancak bu yazının konusuna değinecek olursak, satışını yapmaya çalıştığımız araç için alıcının yaşadığı olağan dışı durumlar olarak özetleyebiliriz.

Bizim yaşadığımıza benzer şekilde araç ile ilgilenen kişinin de alım işlemleri için temin etmek istediği para konusunda çeşitli sorunlar yaşandı. Yazının başında da belirttiğim üzere araç alım işlemlerinde doğal olarak tüm paranın temin edilmesi mümkün olamayabiliyor. Bu durum bizim ticaretimizde de yaşandı ve alıcı kredi kullanmak istedi.

Kredi kullanımı ülkemiz ekonomik koşullarında oldukça zorlu bir süreç. Çeşitli kredi koşulları, sağlayıcıları, vadeler v.s. derken kişinin geniş bir zaman dilimi içerisinde sağlıklı bir karar vermesini gerektiren durumlar ortaya çıkıyor. Hem satıcı hem de alıcı sabırsız olduğu için zamana yayılması ve iyice düşünülmesi gereken bu süreç oldu bittiye gelebiliyor. Tabii ki oldu bittiye gelmesi olumlu sonuçlanması anlamına gelmemeli. Bizim örneğimizde de olduğu gibi kredi talebi olumsuz sonuçlanabiliyor.

Bizim örneğimizde çeşitli şekillerde kredi talebi oluşturan alıcı, banka ile devam eden süreçte yaşanan problemler nedeniyle kredi kullanamadan alım sürecini çözmek zorunda kaldı …

Buna benzer problemler yaşamak istemeyenler ve “neden kredi çıkmıyor?” sorularıyla mücade etmemek için dikkat edilmesi gereken noktalar bulunuyor. Bunlara örnek olarak; ödemelerinizin düzenli olması, kredi limitlerinizin dolu olmaması, ekonomik geçmişinizde bankalar nezdinde olumsuz görüş oluşturabilecek hikayeler bulunmaması gösterilebilir.

Uzun vadeli ve huzurlu eknomik gelecek için düzenli bir hayat önemli ancak ihtiyaç halinde kredi kullanabilmek için de düzenli bir ekonomik geçmişe sahip olmak gerektiği açık …

Çalıştığım konular arasında sağlık bilişimi olduğu için giyilebilir teknolojileri önemsiyorum. Giderek gelişen ve takip etmenin yavaş yavaş imkansızlaştığı bu alanda yapılan yatırımlar insanoğlu hayat kalitesini arttıracak. Bu ifade iddialı olmuş olabilir, ancak, çalıştığım şirkette de yılların deneyimi ile konuları değerlendirme yetkinliği bulunan kişilerin belirttiği gibi “ölçmediğin değeri iyileştiremezsin” …

12 Mart 2016 Adım Sayar

Yukarıdaki görsel içerisinde 12 Mart 2016 tarihinde attığım adımı görebilirsiniz. Ben kişisel sağlık ve giyilebilir teknolojiler başlıklarının kesişim kümesinde bileklik ile adım ve uyku takibi alanlarında bu akıma dahil oldum. Bu teknolojilerin en güzel özelliği ilk paragrafta belirttiğim ölçüm konusun başlıyor olması. Uyku düzenimi takip ederek sağlıklı bir uykunun formülünü arıyor, günlük adım hedefleri koyarak hareket etmeyi, hareketi belli bir hedef doğrultusunda yapmayı hedefliyorum. (yazının devamı …)

Derli toplu ve özet bir yazı bulamadığım için benim gibi araştıranlara faydalı olacağını umarak aşağıdaki 4.5G işlemlerini sizlerle paylaşıyorum.

Öncelikle SIM kartınızın ve telefonunuzun 4.5G uyumlu olması gerekiyor. SIM kartınız uyumlu değil ise operatörünüz aracılığı ile değiştirebilirsiniz.

Turkcell

Turkcell için;

  • 2222 ‘ye 4.5G yazarak SMS gönderirseniz başvurunuzu iletebilir, hazır olup olmadığınızı gelen cevap ile öğrenebilirsiniz.
  • Eğer 4.5G aboneliğinizi iptal etmek isterseniz 2222‘ye 3G yazarak SMS gönderebilirsiniz.

Vodafone

Vodafone için;

  • 4545 ‘e 4.5G yazarak SMS gönderirseniz başvurunuzu iletebilirsiniz.
  • Vodafone 4.5G hizmetlerinin onay verilmesi ile aktifleşeceği belirtiliyor. Bu nedenle gönderdiğiniz SMS’e gelen cevabı iyi okumanızda fayda var.

Avea

Avea için;

  • 5555 ‘e 4.5G HAZIR yazarak SMS gönderirseniz hazır olup olmadığınızı öğrenebilirsiniz.
  • Başvuru için 5555 ‘e 4.5G yazarak SMS göndermeniz gerekiyor.

Ortak Bilgiler

İşlemleri yaptıktan sonra telefonunuzun şebeke ayarlarından LTE, 4G veya 4.5G seçeneğini seçmeniz gerekiyor. Şebeke ayarının otomatik kalması da yeterli olabiliyor.

Tüm işlemleri tamamladıktan sonra telefonu açıp kapatmak veya uçak moduna alıp bir süre bekleyip çıkarmak gerektiği belirtiliyor.

4.5G ile ilgili olarak ek tarife gerekip gerekmediği ve/veya herhangi bir zaman ek ücret çıkıp çıkmayacağı bilinmiyor 🙂

Önceki döneme göre daha hızlı bir bağlantınız olacağı için kotanızı kısa sürede bitirebilirsiniz. Dikkat etmekte fayda var 😉

Notlar:

  • Detaylı bilgilere operatör sayfanızdan ulaşabilirsiniz. Turkcell Vodafone Avea/Türk Telekom
  • Telefonunuzun 4.5G uyumlu olup olmadığını öncelikle telefon markanıza ait resmi internet sitesinden kontrol etmenizi öneriyorum. Operatörünüzün sayfasında da uyumlu model listeleri bulunmaktadır.

Tarih: 30 Mart 1983 ; Dünya için, insalık için, bilim için, mutluluk için … 😀

Özetle bugün bayram. Bana dünün ve yarının da olacağı gibi bugün de bayram. 😛 2008 yılında kutlamaya başladığım, en son 2010 yılında kutladığım, aslında 2009 yılında kutlamayı unuttuğum “Kişisel Bayram Uygulaması” kapsamında bu özel bilgiyi sizlerle paylaşıyorum 😀

30 Mart’ı “İyi ki Erdem Doğdu” kapsamında bayram olarak kutlayabilirsiniz. Çekinmeyin 😉

Neredeyse 5 yıl önce yazdığım bir yazı ile WordPress altyapısını terk ederek Drupal altyapısına çeşitli sitelerimi taşıdığımı bildirmiştim. O zaman gerçekleştirilen geçişin çok sayıda nedeni vardı, ortak altyapı, güvenli ve güncel bir sistem, çeşitli eklenti olanakları vs.

WordPress_logo

Bugüne geldiğimizde kullandığım drupal altyapısının hantallaşması, yeni sürüme (Drupal 8) geçişin zorluğu ve zamanla azalan ziyaretçi sayısı gibi nedenlerle daha sade bir sisteme geçilmesi gerektiği kanaatine vardım. Yaptığım araştırmalarda WordPress kullanarak ortak altyapı olanaklarının gelişmesi, eklentilerin çeşitliliği ile uygun ortamın oluştuğuna kanaat getirdim.

drupal-logo

Sonuçta denemelerini tamamladığım güncel sistemle 7 ayrı siteyi, tek altyapı ile neredeyse tüm içeriklerini koruyacak şekilde taşımayı başardım. Henüz ziyaretçi takibi ve bazı diğer konuları istediğim noktaya getiremedim ancak beklenenden iyi durumda olduğumu ifade edebilirim.

Son söz; Teşekkürler Drupal, Tekrar Merhaba WordPress 🙂

 

Gün geçmiyor ki yeni bir girişim ve proje ile karşılaşmayayım. Son dönemde yoğunluğum nedeniyle hem girişimlerime hem de teknolojik girişimleri izlemeye ara vermek zorunda kaldım. Ancak çalışırken ve özellikle yurtdışı ile iş yaparken karşılaşılan önemli ihtiyaçlardan biri olan profesyonel çeviri hizmetleri ihtiyacı nedeniyle yeni bir proje ile karşılaşmış oldum.

Son dönemde hem araştırma hem de iş yapabilmek için ingilizce dışında dillerin de kullanılması gerekliliği oldukça açık bir şekilde ortaya çıktı. İngilizcenin önemi ortada ancak Çince ve Almanca da neredeyse bilinmesi gereken diller sınıfına girecek. Tabii ki kişinin tercihine göre ek bir dil öğrenilebiliyor ancak benim burada ifade etmeye çalıştığım ingilizceye ek olarak öğrenilmesi gereken bir dil … (yazının devamı …)

Bankalar hayatımızın vazgeçilmez bir parçası oldu. Günlüğüm olduğu için rahat bir şekilde paylaşıyorum ben artık nakit para taşıyorum 🙂

Sonuçta kredi kartı ve benzeri bankacılık araçları sayesinde hayatımıza renk katıyorlar 😉

Son dönemde bir diğer önemli araç ise krediler olarak karşımıza çıkıyor. Çok çeşitli nedenlerle kredi başvurusu yapıp ihtiyaçlarımızı giderebiliyoruz. Bir çırpıda aklıma farklı nedenlerle kredi alan tanıdıklarım geliyor. Ev, araba ve çok çeşitli nedenlerle kredi alınabiliyor. Etrafımda hem ev hem de araba için kredi alan yakın tanıdıklarım var. Sonuçta sıkışık dönemde kredi kullanarak ihtiyaçlarımızı gidermemiz mümkün.

(yazının devamı …)