Menü

Related Articles

Back to Latest Articles

Ahlaksız Orta ve Boş Kafa ile Gol Olur mu ?


erdem.corapcioglu
Ahlaksız Orta ve Boş Kafa ile Gol Olur mu ?

Talihsiz bir olaya enteresan bir başlık atarak cevap vermek, değerlendirmek istedim. Başardım sanırım. Bilinen bir yaklaşımı küçük kelime oyunları ve eklemeler ile değişik bir noktaya taşıdım.

Hepimiz biliriz. Her maçta veya kısa sonuç odaklı konuda değerlendirilen yöntemlerden biridir: “orta, kafa ve gol” …

Ne yazıkki bu durum ilk defa başıma gelmiyor. Üstüne üstlük aynı ekip tarafından çeşitli şekillerde denenen yöntemler sonucu sakin kafayla incelediğimde rahatlıkla görebildiğim bir durum.

Uzatmaya gerek yok, orta kafa ve gol yöntemi üzerinden hızlıca olaylara ve başlıktaki enteresan yaklaşıma geçmek istiyorum. Sonuca giderken çok çeşitli yollar var ancak özetlemek gerekirse hedef için destek alarak yapılacak mantıklı hamleler olumlu sonuç olmamızda önemlidir.

Maç örneğinde; rakip alan içerisindeki karmaşıklığa rağmen iyi bir orta, rakiplerin arasından sıyrılan bir oyuncunun gol atarak kendisine ve dolayısı ile takımına puan getirecektir. Bu puan sonuçta olabilir sonuç için belirleyicide …

Orta, kafa ve gol adımlarında oyuncular azımsanmayacak sayıdadır. Orta yapan, ortayı değerlendiren ve bu adımlarda karşı tarafta bulunan kişiler bulunmaktadır. En az bir rakibe karşı en az iki kişi tarafından kullanılır.

Değerli okuyucum şimdi futbol, puan derken nerede kaldı bunun ahlakı, boş kafası ve Erdemle ilgisi dediğin noktaya gelmiş olabiliriz. Haklısın. Ama bu noktaya kadar bilgilerimizi tazeledik. Ortayı, kafayı ve tarafları anladık. Amacımızın puan kazanmak ve/veya sonuca gitmek olduğunu anladık.

İşte bu anladıklarımızın üzerine ilişkileri ve ahlakı yerleştireceğiz. Nasıl mı ?

Çok basit … Bir grup var ki karşımızda insan ilişkilerinde “kar amaçlı suç örgütü” konumuna düşecek kadar organize olmuş ve ihtiyaçları doğrultusunda zaman çizelgesine oturtulmuş bir iletişim stratejisi işletecek kadar yoldan çıkmış.

Farklı insanlar, farklı amaçlar ve değişik yaklaşımlar hayatımızın her aşamasında karşımıza çıkabiliyor. Çıkacaktır da … Şaşırmamak lazım … Şaşırmıyorum ancak anlamıyorum da …

Kabul ediyorum, saflık var bünyede, yardımcı olma gayretiyle katkı sağlayabileceğim noktalarda sınırılarımı zorlama gibi huylarım var. Bunları yaparken de skor tablosu ve/veya borçlu listesi tutan birisi de değilim. Kaldı ki, çoğunlukla olanları unutuyorum.

Gelin görün ki, geçtiğimiz dönemde bu gruptan gördüklerim o kadar zoruma gitmiş ki, yine aynı olayla karşı karşıyaya olduğumu anladım. Ama nasıl anladım biliyor musun değerli okuyucum ? Yine, yeni, yeniden gol atmaya çalıştıklarında anladım 🙂

Sonuca gelelim biraz daha detaya inelim. İşletilen strateji gayet basit.

  • Adım 1: Bayram değil seyran değil ilgili kişi (bu durumda ben, yine ben) çeşitli güzel senaryolar, fırsatlar ve/veya benzeri güzelliklerle bilgilendirilir. “Aman şu var, vay bu olabilir, hadi şunu yapalım” şeklinde tavırlarla bir anda olayların merkezine yerleştirilir hedef olan, rakip kişi … İlişkiler canlı ve sıcak tutulur. Olaylar canlı gibi bir hava oluşturulur.
  • Adım 2: Önceden belirlenen belki de akışına bırakılan bir süre sonunda hedef/kilit kişi (bu durumda da ben, yine ben) ile tekrar iletişime geçilerek asıl hedeflenen isteklerin gerçekleştirilmesi için tabiri caizse bir talep oluşturulur.
  • Adım 3: İşte gol adımı burada kurgulanmıştır. Adım 1 içerisinde hedef kişide oluşturulmaya çalışılan “biz olduk artık” imajı kullanılarak Adım 2 içerisinde hedeflere ulaşılması beklenmektedir.

3 adımda nasılda işletildi orta, kafa ve gol değil mi ? Süreçte hakikaten 3 kişi bulunmaktadır. Bir aracı ile başlar iletişim furyası … Asıl istek sahibi yine bir aracı kullanarak ama bazende bizzat kendisi beklentilerini iletir zamanı gelince. Sonuç odaklıdır, çoğunlukla öyle bir hava oluşur ki, geri dönüş yapması gereken siz olmuşsunuzdur bir anda … Sonuç alındığında da gol olur.

Bu durumu yakalamanın tek yolu arada bir ortayı açan kişinin durumunu ve eğer bir taahhütte bulunduysa bu taahhütü sorgulamak. Çok nadirde olsa hoşunuza gitmeyen bir durum olduğunu sezdiğinizde ortayı yapanda kafayı atacak olanda bir şekilde yan çiziyor ve herşey ortaya çıkıyor. Gerçi bu yöntemi kullananlar hakikaten profesyonelleşmiş olabiliyor.

Ahlaksız ortaların, boş kafalar ile gol olması mümkün mü ?

Kimse kusura bakmasın, gol yemem, sörf tabiiki yerim 🙂

Şaka bir yana, olaylar aksilikler nedeniyle gecikmese ve sürece “yahu neden bana ulaştılar durduk yere” diye düşünmesem yine gol olurdu muhtemelen. Olmuştur da bundan önce mutlaka …

Profesyonel bir şekilde insan ilişkilerini bitirmiş, ticari ilişkilerindeki muhtemel ahlaklarını insanlar ile kurdukları ilişiklerine de yansıtan bu ve bunun gibi organize çeteleri anlamıyorum …

Korkmayın, bazıları sizler gibi ancak çıkarı için bir araya gelebilen yaşam formları olarak dünyada bulunmuyor … Bazıları gerçekten de sahip oldukları ve çözebilecekleri ile insanlara yardımcı olmaya çalışıyor …

Siz siz olun, insanlarla ilişkilerinizi ahlaksız çıkar ilişkileri temelinde formülüze etmeyin. Anlaşıldığında ne saygı duymak mümkün ne de yüzüne bakmak

Sorunun cevabına gelince … Evet ortayı açan da orta da ahlaksız olsa, kafayı atan da kafa da boş olsa gol olabiliyor … Saf olunca, insana insan gibi yaklaşınca gol yenebiliyor …

Bu da böyle bir anımdır.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Oylanmamış)
104 Okuma
Show Comments (0)

Yorumlar

*