Fısıltı No:15

Kötülüklere alışmamışız. Mümkün değil zaten, her yeni gün, aslında her yeni olayda, “ben bu kadar kötü olunabileceğini düşünememiştim” diyorum kendi kendime … Ne kadar uzun ve karmaşık bir cümle kurdum değil mi ? İnanın insan ve yapabilecekleri bu cümleden çok daha karmaşık, zor. Tabii ki zor dediğinizi duyar gibiyim, ancak cümle yerinde duruyor, okuyun arka arkaya kimbilir kaç anlam çıkaracaksınız.

Kötü olmak gibi bir amacım hiç olmadı. Zaten ben yüzüme söylenen bazı olmayacak sözleri o an cevap veremediği için kendine kızan biriyim. Beklemiyorum çünkü … Tahmin edemiyorum insanların kolaylıkla saldırganlaşabileceğini … Saatler ve hatta günler sonra “neden … demedin” diyorum kendi kendime.

Yine ilk bölümde ifade ettiğim gibi “insanları tanıdım” demek mümkün değil, çeşit çeşit insan var ve bu insanları sınıflandırmakta mümkün değil.

Ama şunu çok iyi biliyorum; insan o kadar kötü olabiliyor ki aklım hayalim yetersiz kalıyor, bu kötülüğü sistematik bir şekilde zamana yayarak, insanları ve onların haklarını ezerek, adaleti hiçe sayarak sadece ve sadece kendi çıkarları için canavar gibi yaşayabiliyor.

Bu ne bir ağaç kesim serzenişi, ne siyasi bir isyan ne de büyük mesajlar içeren bir yazı. Bizzat yaşadıklarımdan, gördüklerimden ve atlatamadığım yorgunluklardan arta kalan …

Show Comments (0)

Yorumlar